elveda.
Journal Entry: Thu Oct 11, 2007, 8:22 AM
sizin hiç kahramanınız oldu mu? benim oldu. onu ilk gördügümde kuvvetli pazuları, kocaman dişleri, keskin gözleri yoktu... kocaman bir göbegi, kocaman bir çift kulağı ve kocaman da bir yüreği vardı. kücüktüm, o da kücüktü... bir süre beraber takıldık. sonra onun işi vardı. bir dükkanı korumalıydı. her zaman sorumlulugunun bilincindeydi. havlamasından sıvaları dökene kadar görevini başarıyla yerine getirdi. bir ara kendisine araba da carpti. o henüz cok kücüktü ama araba kazası onun icin tıs gelir trıs giderdi. ve gitti. araba icin cok üzüldük. yeni görevi evi korumaktı. eve geldi. bu arada büyümüştü. heybetli, cevresine korku salan bir hali vardı. evde ise flüte eşlik ederek sarki söyleyecek kadar temiz ruhluydu. birlikte büyürken, yavaş yavaş kahramanım haline gelmeye başladı. beraber dışarı çıktığımızda içimi kaplayan güven duygusu bir kenara, her halini sakince izlerdim hep. insanın zor günlerinde evden çıkarken kalpi pıt pıt atar ya hani, işte o anlarda bir sıcak bakış atar yüreklendirirdi, ne olursa olsun anlardi kalpten geçeni. hisleri cok kuvvetliydi. kolay değil, bir cok insan tanıdım çoğunda görmedim onda gördüğüm, karşındakinin hislerine saygı duyma özelligini. herkese ayrı ayrı davranırdı. samimiyetsizliği sevmezdi. laubalilikten haz etmezdi. kime nasıl davranacagini cok iyi bilirdi. konuşarak hiç birşey anlatamayanlara inat öyle bakardı ki herşeyi anlatabilirdi... belki de kahramanım olmasının en büyük nedeni buydu. ne o muazzam gücü ne hayata sımsıkı baglı olması. sanırım insanlarda bile arayip bulamadıgım o asil duyguların bir cogunu, yüreginde toplamış olması, kahramanım olmasi icin fazlasiyla yeterliydi. sonra o kocaman yüregi biraz biraz yorulmaya başladı. ama o gıkını cıkarmadı. dedim ya o super kahramandı ve super kahramanlar sızlanmazdı. sızlanmadı. ama dupedüz yorgundu. en büyük düşmanı zamandı. zamana bile kafa tutacak cesaretinin ve gücünün olması beni büyülüyordu. hep onun beni, bizi birakip gidecegi günü düşünup ağlardım. düşündüğümden çok daha zormuş. gitmeden önce uzun uzun konuştuk. biz hep konuşurduk. saatlerimizi ayarladık. gittiği yerde bizi bekleyecegine söz verdi. ben de ona, orada tasma takmadan bile dolaşabilecegimizi müjdeledim. simdi o çimlerde koşmaya başladı. biz de yanına gidince onunla beraber koşacagız. beni her zaman koşu yarışında gecerdi, ama ilk görüşmemizde ona haddini bildirecegim. buluşana kadar onu cok özleyecegiz ama biliyorum ki o bizi her neredeyse oradan da korumaya, bize yaşamak için ilham vermeye devam edecek.
görüşürüz oğlum,kahramanım.
Devious Comments
--
EVERYBODY IS A BOOK OF BLOOD;
WHEREVER WE'RE OPENED, WE'RE RED. Clive Barker
--
jö.
--
what is epope
--
i float around in underwater hibernation
--
EVERYBODY IS A BOOK OF BLOOD;
WHEREVER WE'RE OPENED, WE'RE RED. Clive Barker
How are you?
--
jö.
--
what is epope
Ben amerikaya geldim iyiyim hersey yolunda.Evime yerlestim. Herkese selam soyleyin, beni merak etmesinler.
Bedricem
--
jö.
--
what is epope
--
jö.
--
what is epope
--
what am i trying to do, what am i trying to say
i'm not trying to tell you anything
you didn't know when you woke up today
--
jö.
--
what am i trying to do, what am i trying to say
i'm not trying to tell you anything
you didn't know when you woke up today
Previous Page1234 Next Page